Yazımızın birinci bölümünün ardından ikinci bölüme geçelim.
Altıncı sınıftan sekizinci sınıfa geçelim. Sekizinci sınıfta Aral Fen dershanesindeydim. Hep böyle denemeler filan olur ya dershanelerde. Benim netler 30-35 civarında seyrediyordu. İkinci dönem artık ailemin de canına tak etti. Onları üzmeye gerek yoktu gün gelecek inşallah benim de çocuklarım olacak ve onların benim gibi olmasını istemezdim. Tam olarak istediğim akıllı uslu çocuk olmasam da kitapların yüzünü açmaya, derslerde kafayı kaldırmaya başlamıştım.
Sınavdan 3 ay önce başlamıştım çalışmaya. 30 netten başlayarak iki ay içerisinde denemelerde 80 nete kadar çıkmıştım. Ve sanırım SBS de de 74 net yapmıştım. Fena değildi benim için geçen seneki yani 7. sınıftaki düşük SBS puanına ve okul notumun sınav notumdan düşük olmasına rağmen iki aylık bir çalışmayla canavar gibi çalışan arkadaşlarla aynı okulu kazanmıştım. Tosya Anadolu Lisesi… :) Üstelik son sıralardan da değil kırklarda asil olarak…
Hiç de ummuyordum aslında orayı kazanacağımı da gerçekten okul notum ve geçen seneki puanım sekizinci sınıf puanımı epey gerilere çekmişti. Şunu da belirteyim Fatih İlköğretim Okulu 2009 mezunlarında okul notu sınav notundan düşük olan tek kişi bendim. Ama sağlık olsun ahiret mizanı şaşmaz bir ölçüdür oraya kaldı bazı hesaplaşmalar :)
Dokuzuncu sınıfı kazandığı öğrendiğimde Akhisar’daydım. Tosya Anadolu Lisesini kazanmıştım. Hemen lisenin sitesine girdim ve kayıt için şunlar bunlar gerekli vs deniyordu. Beni bir telaş aldı babam da Akhisar’daydı ne yapacağız ne edeceğiz kayıt tarihinin bitişine kadar da Tosya’ya dönmeyecektik. Ne nasıl oldu bilmiyorum fakat sanırım beni okula Gündüzalp’in babası Erdoğan Amca kayıt ettirmişti sanırım.
İşte okulun ilk günü geldik okula Hüseyin Furkan Ben bir sürü tanıdık tanımadık insan. Hafif güneşli bir havaydı okul ne kadar garip gelmişti ki anlatamam. Hüseyin ise “bu okul yamuk lan” deyip duruyordu. Yamuk gelmişti okul ona nedense :D
İsimlerimiz filan okundu tevafuk bu ya Hüseyin Ben Furkan Erdem filan aynı sınıftaydık. Anlatılmaz bir şeydi… O yıl nasıl geçti hiç anlamadım. Ama sene sonunda da epey iyi geçti :) 4 tane dersim zayıftı. Ortalama da yoktu zaten. 4 tane dersten sorumluluk sınavına girecektim ve bunlardan en az bir tanesini geçmeliydim ki sınıfı geçebileyim. Dört tane dersten de girdim sınava. Dördü de çok güzel geçmişti harikaydı hemen annemi filan aradım geçtim geçtim diye.
Bir gün Yeni Cami’deyiz. Bahçesindeki havuza kafamızı filan sokuyoruz. Hava da sıcaktı yani. Babam aradı. Eve gel. Gittim. Bilgisayarda e-okul açık. Sınavların hiç birinden de geçememişim. Sınıfta kaldım yani. Ardından Türkiye genelinde ikinci sorumluluk sınavı hakkı çıktı. O ikinci sınavda da sadece Coğrafya’yı geçtim. Hem de 100/100 yaparak :)
İleri ki senelerde onuncu sınıfta da 4 tane zayıfım vardı fakat bu sefer kapı gibi ortalama vardı. 3.0 ortalama gerekiyor sorumluluk olmadan geçmek için bende bir ortalama var 3.015 :D Kıl payı kurtardım geçen sene de. Yoksa matematik geometri İngilizceyi kim geçecek. Bir ders daha vardı unuttum neyse :D Onuncu sınıfı da öylelik geçtik.
Şu anda on birinci sınıftayım. İkinci döneminin ikinci gününü bitirdim üçüncü gününe geçeceğimiz akşam bu yazıyı burada noktalamak istiyorum. Şunu da söyleyeyim, birinci dönem ki ortalamam 75 in bile üzerindeydi fakat












Henüz yorum yapılmamış