Yaralarımız o kadar büyümüş o kadar açılmış canımızı o kadar yakıyor ki doktordan tedavi beklerken şikayetimizi söylemiyoruz yaralarımızı göstermiyoruz. Gösteremiyoruz aklımız başımızdan gitmiş. Bir mucize bekliyoruz. Bilmiyoruz ki o tür mucizeler masallarda olur. Gerçek dünya ile masal dünyalarını karıştırıyoruz, masallarda olacak şeylerin hayatımızda gerçekleşmesini bekliyoruz. Ha ondan sonra da doktor bana çare olmadı diye yakın, dur. Şikayetini söyledin de mi yardımcı olmadı?
Çalışan Kazanır
Yıllardır yata yata sınıf geçtiğimiz takdir teşekkür gibi belgeler aldığımız bir eğitim sisteminin içinden çıktık. Çıktık ve liselere geldik baktık ki burada durum ilkokuldaki gibi değil. İyi ki de değil. Yatarak bir şey olmayacağını gördük.
Gördük fakat hala yatmaktayız. Onun sebebini de şuna bağlıyorum, yatarak girdiğimiz liselerin ardından üniversiteler de öyle olacak sanıyoruz. “Evet dostlar öyle olacak. Tam sandığınız gibi. Bir buçuk milyondan fazla rakibimiz olmayacak. Ayrıca bu üniversiteler de liselerden çok ya zaten. O yüzden gayet rahat kazanabiliriz üniversiteyi” demeyi çok isterdim fakat malumunuz durum tam tersi.
2012 Can Bonomo’nun EuroVision Şarkısı
Felaket mi diyeyim ne diyeyim bilmiyorum ben yorum yapmıyorum ama Twitter’da yapılan yorumları ve şarkıyı aşağıya aktarıyorum yorum size kalmış :)
Sokağa çıkıp, CanBonomo gibi dans etsem soluğu bakırköyde alırım gibime geliyor.
FLAŞ Haber: TRT Can Bonomo’yu Eurovision adaylığından çekti. Yerine Trabzonspor gidiyor.
CanBonomo‘nun dansini izleyen uzmanlar, 3 partiye, 2 gizli orgute, Hayvanlari Koruma Dernegi ve Greenpeace’e isaret gonderildigini soyledi.
Fetih, Bizans Uşaklarını Rahatsız Etmiş
“Ay buralarda hiç bir sosyal aktivite yok” deyipte olanı da beğenmeyen hippiler gibi Fetih1453 filmine kimileri demediğini bırakmıyor. Serzeniş ederdik hani bir aralar filmler çok gereksiz vsvsvs… Tarihimizi gösteren yaşanmış bir film önünüze koyuluyor, bu sefer de beğenmiyorsunuz.
Türk tarihinin en önemli olaylarından birisidir İstanbul’un fethi. Ve adına bir film çekiliyor.
Hayali bir karakter olan “Rambo”nun filmlerini salyaları akarak izleyen eleştirmenler kendi tarihine bok atmaktan geri durmuyor.
Ülkücüler Filmi
Kimisinin “Tarihin mazlum çocukları” kimisinin ise “anarşist” olarak tanımladığı, televizyonlarda sürekli takım elbiselerle gösterilip kanunsuz işlere bulaştırılan ülkücüleri karşıtlarından değil de bu sefer kendi gözlerinden göreceğiz. Hepimiz biliyoruz dizilerin gerçeği ne kadar yansıt(a)madığını.
Muhteşem Yüzyıl dizisinde haremin seks yuvası olarak gösterilmesi mesela. Dizinin, gerçekte harem de verilen dini ahlaki ve pozitif bilimlerle alakası olmayışı mesela. Padişahın yanında yakınında olan kadınların başı gerçekte ne kadar kapalıysa dizide o kadar açık.
Zorla Güzellik
Bu yazım zorla birilerini bir yerlere yönlendirmeye çalışan kişilere. Biraz daha özele indirgeyecek olursak birini zorla bir dershaneye almaya çalışan öğretmenlere, göndermeye çalışan ailelere.
Kendinizden ufak, deneyimlerini kendinize göre yetersiz gördüğünüz kişiler için bir çok öneride bulunuyorsunuz. Bu öneriler bazen zorlamaya dönüşüyor. O kadar görmüşlüğünüz o kadar deneyiminiz var fakat zorla güzellik olmaz sözünden haberiniz yok malesef.
Ülkemiz işini sevmeyerek yapan kişilerle dolu. Siz de bu kişilere bir kişi daha katacaksınız farkında olmadan. Bir insan sevmediği bir işte, sevmediği istemediği bir yerde nasıl başarılı olur başarılı olması nasıl beklenilebilir? Sizlerin deneyimleri evet hoş güzel verdiğiniz fikirler de güzel. Ama karşınızdaki kişiler bunu kabul etmiyorsa bunu istemiyorsa bir şeyleri zorla kabul ettirmeye çalışmanın anlamı nedir?
Ben Neyim?
Ben neyim? Kendi ağzımdan kendimi anlatayım.
Tosya Anadolu Lisesinde 11 Sosyal sınıfındaki bir öğrenciyim. Çok büyük hedeflerim yok. İleride ki ana hedefim Coğrafya bölümünü kazanmak, Kazanmışken de iyisinden bir Gazi Üniversitesine gitmek. Olmadı RTS okumak. Bunun için de çalışmak gerek. Fakat çalışmama engel olacak bir çok şey var. Bu engellerden bir tanesi de sözler ve kendimce zorunlu olarak gördüğüm şeyler. Tosya Portal’la ilgilenmek mesela. Belediyenin sponsorluğunda giriştik bu işe. Her ne kadar aklımdaki gibi olmasa da iyi kötü ilerliyoruz. İlgilenmek zorundayım çünkü büyük vaatlerle sponsorluk sağladık. Bu vaatleri boşa çıkarmak mı? Asla.














