<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Burak Öztürk</title>
	<atom:link href="http://www.buraksworld.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buraksworld.net</link>
	<description>Yazı-Yorum</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 May 2012 16:47:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Gülümsüyoruz Hayata</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/gulumsuyoruz-hayata.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/gulumsuyoruz-hayata.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 15:04:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2477</guid>
		<description><![CDATA[GülümseHayata.Com ile gülümsüyoruz hayata. Değerli hürmetli saygıdeğer canım bitanem dostum sırdaşım arkadaşım Furkan Otlu ile birlikte açtık siteyi. Aslında o ve ProjectLeader(ismini bilmiyorum) abimiz açtı, ben olaya sonradan dahil oldum. Bir kaç saat sonra yani :D Sitede Gülümsetiyoruz. Çekilişle Nitro gazı dağıtacağız. Hani şu kahkaha gazı. Şaka şaka. Zaten benden duyulan böyle bir şeye ihtimal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GülümseHayata.Com ile gülümsüyoruz hayata.</p>
<p>Değerli hürmetli saygıdeğer canım bitanem dostum sırdaşım arkadaşım Furkan Otlu ile birlikte açtık siteyi. Aslında o ve ProjectLeader(ismini bilmiyorum) abimiz açtı, ben olaya sonradan dahil oldum. Bir kaç saat sonra yani :D</p>
<p>Sitede Gülümsetiyoruz. Çekilişle Nitro gazı dağıtacağız. Hani şu kahkaha gazı. Şaka şaka. Zaten benden duyulan böyle bir şeye ihtimal bile vereceğini sanmıyorum da çoğu arkadaşın, her neyse :)</p>
<p><span id="more-2477"></span></p>
<p>Sitede neyin ne olduğunu anlatacak değilim, bu yazıyı okuyabildiğinize göre internet bağlantınız var işte. Haydi sizi oraya uğurlayalım :)</p>
<p><a href="http://www.gulumsehayata.com" target="_blank">www.gulumsehayata.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/gulumsuyoruz-hayata.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zippo Çakmaklar</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/zippo-cakmaklar.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/zippo-cakmaklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 21:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Zippo Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Zippo Çakmaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Zippo garanti süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Zippo Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Zippo modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zippo Yakma Hareketleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2474</guid>
		<description><![CDATA[Bu da benim bir başka ödevimi yapan bir arkadaşım için yazmış olduğum bir makale. Hatta yazmamıştım olduğum bir makale. Başlayalım. Zippo çakmakların en bilindik modelleri normal ve ince olan modelleridir. İnce olan modeller bayanlar için üretilmeye başlanmıştır. Ayrıca çakmakların üzerine verilen desenlerin sayısı oldukça fazladır. Özel bir teknikle desenlerin basımı yapılmaktadır. Anlayacağınız tahmin ettiğiniz gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu da benim bir başka ödevimi yapan bir arkadaşım için yazmış olduğum bir makale. Hatta yazmamıştım olduğum bir makale. Başlayalım.</p>
<p>Zippo çakmakların en bilindik modelleri normal ve ince olan modelleridir. İnce olan modeller bayanlar için üretilmeye başlanmıştır. Ayrıca çakmakların üzerine verilen desenlerin sayısı oldukça fazladır. Özel bir teknikle desenlerin basımı yapılmaktadır. Anlayacağınız tahmin ettiğiniz gibi öyle zamanla yüzülüp soyulup gitmez.</p>
<p><span id="more-2474"></span></p>
<p>Zippo çakmakların meşhur olma, dünyaya yayılma hikayesi ise ikinci dünya savaşına dayanır. Cephelerde askerlerin kullandığı bu çakmakların rüzgarda sönmemesi, başka hiç bir çakmakta olmayan muhteşem sesi bu çakmakları eşsiz kılmıştır. Bir başka harika özelliği ise ömür boyunca garanti kapsamında olmalarıdır. Bunun için de garanti belgesi gibi şeyler gerekmez. Zaten orjinal bir Zippo çakmağı sahtelerinden ayıran bir çok özelliği vardır. Bunları yazımızın devamında göreceğiz.</p>
<p>Çakmağınız herhangi bir arıza yaptığında istediğiniz bir yetkili servise götürerek ya da göndererek tamirini yaptırabilirsiniz. Sizden önce çakmağı kaç kişinin kullandığı da önemli değil. Ancak bu garanti kapsamı sadece çakmakların iç aksamı için geçerlidir. Zippo çakmakları da Zippo yapan şey iç aksamlarıdır. Hem o kadar basit, hem o kadar harika bir aksam bulunmaktadır bu çakmaklarda.</p>
<p>Çakmakların altında bulunan A-B-C&#8230; şeklinde L ye kadar giden harflerin anlamı ise çoğu işinin sandığı gibi çakmağın kalitesini değil sadece üretildiği ayı belirtir. A Ocak ayı, L ise Aralık ayıdır. İşte bu şekilde çakmakların üretim tarihi belirtilir. Tüm çakmaklar da Amerikadar üretilir ve altında Made In U.S.A yazar.</p>
<p>Çakmağının çizilmemesini önemseyenler için Zippo kılıfları dahi bulunmaktadır. Ancak kimisi eski tarz çakmakları sevdiği için çakmağını bilerek eskitmektedir. Tabi bu tarz şeylerin hepsi kişiden kişiye değişmektedir, zevk meselesi kısaca.</p>
<p>Normal Zippoların ise dış kaplaması kromdur. Özel olarak altın ve gümüş kaplama modelleri de bulunmaktadır. Kimi satıcı tarafından çakmakların üstüne lazerle yazılar işlenmektedir. Kromu resmen lazerle eriterek bilgisayar kontrollü olarak gayet hoş ve gitmesine imkan olmayan yazılar yazılabilmektedir. Çakmakların maddi değeri yüksek olduğu için birilerine kaptırmak istemiyorsanız bu tarz bir önlem almanızı, çakmağın sizin olduğunu belirtmeniz iyi olacaktır.</p>
<p>Yaklaşık her hafta benzin dolumu yapılmalıdır. Evet çakmaklarımızın kendine özel benzini bulunmaktadır. 125 ml lik kutularını 3.50 tl ye elde edebilirsiniz. Nasıl koyacağınızı ise düşünmenize gerek yok, ağızlığı sayesinde çok kolay benzininizi bir damla bile dışarı kaçırmadan koyabilirsiniz. Tabii ki elleriniz ihtiyar bir amcanın elleri gibi titremiyorsa.</p>
<p>Bunun dışında yine kendine özel bir fitili ve çakmaktaşı bulunmaktadır. Var olan fitil bittiğinde değişimini önce iç aksamı, ardından taşın vidasını, ardından keçeyi ve pamukları çıkararak yapabilirsiniz. En zahmetli kısmı da burasıdır. Fakat sıkıntı olacağını düşünmüyorum. İçine tıkılan pamuk ne çok sıkı ne çok gevşek olmalı. Fitili dayamış olduğunuz yan ise keçeyi kaldırıp benzini koyduğunuz yana yakın olmalı. Her ne kadar pamuktan fitile iletilse de biraz da fitil yakın olmalı, benzin akışı hızlı olmalı ki fitilin yanması önlensin, ömrü uzasın.</p>
<p>Çakmak taşı olarak normal çakmak taşı kullanabilirsiniz fakat normal Zippo performansını kaybeder. Orjinal Zippo çakmak taşları biraz daha geniş ebatlı olduğu için daha çok kıvılcım atarak yanmayı kolaylaştırır. Çakmağım rüzgarda sönmüyor diyerek rüzgarlar da öyle erkeklik yapmanıza lüzum yok. Sigaranızı yakacaksanız elinizi siper etmeniz en iyisi. Çünkü rüzgarlı havalarda çakmak yanarken bile fitil yanmakta.</p>
<p>Zippo çakmakların havası ile fiyatı doğru oranda yüksek olduğundan sahtelerini kullanan arkadaşlar o kazık gibi taşlarını kot pantolonlarına sürterek civek çıkartıp o çakmakları o şekilde yakabiliyorlar. Fakat normal Zippo çakmaklarda böyle bir şey yapmak ancak ahmaklık olur. Çünkü orjinal Zippo&#8217;ların çarkları çok daha naziktir, tutukluk yapabilir. Orjinal bir Zippo çakmakla hareket yapacaksanız bunu yaparken araya elinizden başka bir organınızı ya da başka bir şeyi karıştırmayınız, hiç gerek yok. El ile ne güzel şeyler yapılmaktadır, pantolon olayı hikaye. Zippo&#8217;nuz varsa ve karşınızdaki sizden çakmağınızı istediğinde ilk yaptığı hareket pantolonuna sürtüp çakmağı yüzünüzün dibine getirmek ise bir daha çakmağı filan göstermeyin o kişilere sadece çakmağın canına okur ve Zippolar hakkında cehaletinin bir belirtisidir.</p>
<p>Zippo yakma hareketlerini YouTube&#8217;dan araştırıp görebilirsiniz. Ancak çakmağınıza nazik davranınız ve aşırı kurcalamayınız.</p>
<p>Yazımızın birinci bölümü olsun bu yazı çünkü daha anlatacak çok şey var. Ardından birleştirilir, öğretmene verilir makale olarak :) Teşekkürler, saygılar sevgiler :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/zippo-cakmaklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ödev İçin Bir Makale</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/odev-icin-bir-makale.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/odev-icin-bir-makale.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 20:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2472</guid>
		<description><![CDATA[Dil Anlatım ödevim için yazıyorum. Bilgisayarımda Office Word yüklü olmadığı için buraya yazıyorum biraz da. Hem de paylaşmak için. Neyse başlayalım. Sizlere bu yazımda çeşitli kaynaklardan araştırdığım izotretinoin tedavisi hakkında deneyimlerimden de yararlanarak bilgi vermeye çalışacağım. Öncelikle İzotretinoin 1982 yılında Roche adlı firma tarafından İngiltere&#8217;de satışa sunulmuştur. Bu zamana kadar yaklaşık dünyada 20 milyon insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dil Anlatım ödevim için yazıyorum. Bilgisayarımda Office Word yüklü olmadığı için buraya yazıyorum biraz da. Hem de paylaşmak için. Neyse başlayalım.</p>
<p>Sizlere bu yazımda çeşitli kaynaklardan araştırdığım izotretinoin tedavisi hakkında deneyimlerimden de yararlanarak bilgi vermeye çalışacağım.</p>
<p>Öncelikle İzotretinoin 1982 yılında Roche adlı firma tarafından İngiltere&#8217;de satışa sunulmuştur. Bu zamana kadar yaklaşık dünyada 20 milyon insan tarafından da kullanılmıştır.</p>
<p><span id="more-2472"></span></p>
<p>Bu etken maddeyi ihtiva eden bir kaç ilaç mevcuttur. Bunlar Aknetrent, Roaccutane, Roaccutane, Acnegen, İsotrexin gibi ilaçlardır. Son zamanlarda cilt doktorları en ufak bir cilt sıkıntısında bile bu ilaçları vermeye başlamıştır. Bunun sebebi ise doktorlara ilaç firmaları tarafından ilacımızı şu kadar yazarsan sana şunları şunları vaat ediyoruz demesidir. Ama tabii ki doktorlar da zorla yazacak değil, bu kadar ağır bir tedaviyi çekmeyi istemediğinizi belirttiğinizde doktorlarınız sizlere çeşitli alternatifler sunmak zorundadır.</p>
<p>Tedavinin en zorlanılan bölümü cildin aşırı kurumasıdır. Kendi adıma konuşuyorum, banyodan çıktığımda yüzümden akan kremlerden sonra kuruyan cildimi hareket ettirmeme bile gerek kalmadan hareketsiz ciltte hissediyordum o kuruluğu ve gerginliği. Bu nedenle cilde sürekli bir nemlendirici krem uygulanması gereklidir. Ayrıca dudaklarda da yaşanan kuruma olayı en az cildiniz kadar kötü bir görüntü oluşturacaktır. Bunun için dudak nemlendiricisi kullanmanız menfaatinize olacaktır. Kullanmadığınız taktirde hem acı çekecek hem de tedavi süresince kötü bir cilde sahip olacaksınız.</p>
<p>Diğer yan etkilerine gelecek olursak kurumalardan sonra çeşitli sorunlar çıkabilir bunları da anlatayım sizlere. En çok şikayet edilen konulardan birisi baş ağrısı. İlacın dozu fazla gelmişse, güneşte fazlada kalmışsanız ve ya psikolojik olarak oluşabilen bir durumdur.</p>
<p>Ondan sonra ise saç dökülmeleri. İlacın saç dökülmesi yarattığına dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştır hatta tüylenmeyi bile artırıcı etkisi vardır.</p>
<p>Bayan adet dönemlerinin 3. gününden önce başlanmalıdır. Ayrıca izotretinoin tedavisi süresince asla ama asla hamile kalınmamalı, çeşitli korunma önlemleri alınmalıdır. Hamilelik riski olan hastalar sürekli olarak doğum kontrollerini yapmak zorundadırlar. İlacı kullanmayı bıraktıktan 3 ay sonra hamile kalınması önerilmektedir. İnsan vücudunda o kadar bir tahribat yapan ilaç daha annesinin karnından çıkınca yapayamayacak durumda olan cenine ne yapar siz düşünün.</p>
<p>Alkol kullanımı ise ilacı kullanırken asla ama asla yasaktır. Çünkü böbrekleri ilacımız aşırı derecede yormakta. Bunun üstüne böbrekleri bir o kadar daha yoran alkol faktörü eklendiğinde böbreklerinizin sağlıklı bir şekilde faaliyetlerini yürütmesi içten bile değil.</p>
<p>İlacı kullanmaya başlamak için en iyi zamanlar sonbahar aylarıdır. Çünkü güneş kendini yavaş yavaş bulutlara bırakır. Olan güneşte ne ısıtır ne yakar. Güneşten korunmamız gerekiyor dememiştim ama cildimizin aşırı kuruduğunu söylemiştim. Her ne kadar cildimizi nemlendiricilerle rahatlatsak da güneş bambaşka bir etki yapıyor. Mutlaka ama mutlaka en az 45-50 faktörlü bir güneş kremi kullanmanızı öneririm. Aksi taktirde cildinizden uzun süre gitmeyecek kızarıklıklar oluşabilir.</p>
<p>İlacın dozu ise ayriyeten önemli bir faktör. Tedavi süresince aknelerin nüks etmemesi için kg başına 130-180 mg izotretinoin yüklemek gerekli. Bunu da birden değil, aylara yayarak yapmak en mantıklısı.</p>
<p>Gözler hassas bir organdır naza gelmez. Genelde 3. aydan itibaren ve ya doz yüksek oldukça başlar göz kuruluğu da ve sizi rahatsız edebilir. Ben Ocultect adında bir suni gözyaşı damlası kullanıyorum. Ücreti 5-6 lira civarı belki o kadar da yoktur. Gözleriniz yanarken damlattıktan bir dakika sonra büyük bir ferahlık veriyor. Mutlaka kullanın.</p>
<p>Peki ya sırt ve eklem ağrıları için ne yapılabilir? Hiç bir şey yapılamaz. Bir süre sırtınıza filan dokunduğunuzda dahi rahatsızlık hissedeceksiniz ancak o bir süre sonra kaybolacak. Bilgisayar başında uzun süre durup doğrulduğunuzda rahatsızlık verecektir ilacı kullandığınız sürece. Mümkünse arkanıza yaslanın ya da sırtınızı dik tutmaya özen gösterin. Sadece AkneTrent’i kullanırken değil her zaman yapın bunu. Ama AkneTrent kullanırken bunu yapmak daha fazla rahatsızlık verecektir.</p>
<p>AkneTrent-Roaccutane-Zoretanin kullanırken derinin hassaslaşmasına gelelim. Yüzünüzün derisi olmak üzere kollar, boyun çok hassaslaşır. Sert kaşımalar ve ya herhangi bir şeyin sürtünüp geçmesi durumunda deriniz kolayca tahriş olabilir. Yapılabilecek bir şey yoktur.</p>
<p>Ayrıca şunu da söylemeden geçmeyelim ki tedavinin ilk haftalarında yüzünüzde bazı bölgelerde kızarma ve şişmeler olabilir. Herkeste olur, gayet normal. Ama sadece bir kere olur. Sızlar, yanar ama iki üç gün içerisinde de geçer.</p>
<p>İşte izotretinoin adlı etken maddeyi barındıran ilaçları kullandığınızda bunları yaşarsınız diyeyim ve sözü fazla uzatmayayım.</p>
<p>Kaynakça: <a href="http://www.buraksworld.net/category/aknetrent-maceram">buraksworld.net/category/aknetrent-maceram</a></p>
<p>Aknetrent Bilgi Kitapçığı</p>
<p>Zoretanin Bilgi Kitapçığı</p>
<p>Aknetrent Prospektüsü</p>
<p>Zoretanin Prospektüsü</p>
<p>Hasta Deneyimleri</p>
<p>İtü-Ekşi Sözlük</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/odev-icin-bir-makale.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reklam Çalışmaları Tam Gaz</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/reklam-calismalari-tam-gaz.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/reklam-calismalari-tam-gaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 15:06:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2463</guid>
		<description><![CDATA[Her şeyden kendine iyi bir pay çıkartmaya çalışan ya da kendini dertli göstermeye çalışan arkadaşlar yıllardır olduğu gibi reklam çalışmalarına tam gaz devam ediyorlar. Bir de kendi mallıklarının yetmediği gibi diğer saf salaklarda onlarla birlikte ağızlarını büzüyor :( Ağlarken dost bulmak kolaydır. Çünkü herkesin gönlündeki Trabzon ekmeğinin arkasında bir parça yufka vardır, buna eminim. Size [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şeyden kendine iyi bir pay çıkartmaya çalışan ya da kendini dertli göstermeye çalışan arkadaşlar yıllardır olduğu gibi reklam çalışmalarına tam gaz devam ediyorlar. Bir de kendi mallıklarının yetmediği gibi diğer saf salaklarda onlarla birlikte ağızlarını büzüyor :(</p>
<p>Ağlarken dost bulmak kolaydır. Çünkü herkesin gönlündeki Trabzon ekmeğinin arkasında bir parça yufka vardır, buna eminim. Size çok kişi kucak açar siz dertliyken. Ama gel gör ki öyle kurulan dostluklar yine birilerinin omzunda bitiyor.</p>
<p><span id="more-2463"></span></p>
<p>Şundan da emin olun çoğu kişi sizin sosyal medya a<strong>c</strong>itasyonlarınızı görüyor, gerçekten de görüyor ve gülüp geçiyor. Tamam herkesin melankolik anları var bizim de oldu ama bunu yaşam biçimi haline getirmedi çoğumuz. Neyse sadece gerçekten çok komiksiniz&#8230; :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/reklam-calismalari-tam-gaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oh Be!</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/oh-be.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/oh-be.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 19:21:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2460</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda yapacağım Dil Anlatım dersinden makale ödevim, Google Adwords, Google Rehber çalışmaları var fakat o kadar rahatım ki anlatamam. Ömrümdeki en yoğun haftalardan birisini geçirmekteyim. Yani geçirmekteydim. Şimdi bile önümde yapacak çok iş var fakat önceki işlerimin yanında bunlar gerçekten hiç bir şey kalır. Ne mi yaptım? Sitelere yaklaşık iki kere çıktım. Birinde birinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda yapacağım Dil Anlatım dersinden makale ödevim, Google Adwords, Google Rehber çalışmaları var fakat o kadar rahatım ki anlatamam.</p>
<p>Ömrümdeki en yoğun haftalardan birisini geçirmekteyim. Yani geçirmekteydim. Şimdi bile önümde yapacak çok iş var fakat önceki işlerimin yanında bunlar gerçekten hiç bir şey kalır. Ne mi yaptım? Sitelere yaklaşık iki kere çıktım. Birinde birinde yürüdüm birinde dolmuşla gittim. Dolmuşa da neden binemedim dersiniz? Hah hah şey yaa.. :D En bozuk param elli liraydı da :D İnanır mısınız cebimde yukarı çıkarken sadece bir lira vardı ve onu da dolmuşa verdim. Aşağı inerken bir lirayla dolmuşa bindim iki yüz elli lirayla binemedim. Dolmuşçu beni bozamayacağı parayı veren şerefsizin teki sanmasın diye.  Evet ikiyüz elli liralık bir iş bağladım. Ne kebap adamsın diye geçirmeyin aklınızdan neler çektiğimi bir ben bilirim. Hakkını verdim yani o paranın.</p>
<p><span id="more-2460"></span></p>
<p>Üstüme babam hasta oldu. Bir gece hangi geceydi hatırlamıyorum ama bir yattı bir daha kalkamadı. Rahatsızlığı belinden. Ambulansı filan aradık dedik aha adam ölüyor. Geldiler bi kas gevşetici iğne yaptılar. Bugün ise o kadar kötü durumdayken Kastamonu Fizik Tedavi&#8217;ye gitti, akıllı doktor ilaç yazıp yollamış. Onların da aslı astarı yok. Bir gün babamın beli daha kötü olursa(felce bile çevirebiliyor) onlara buradan sesleniyorum dünyayı dar ederim. Ondan sonra doktorlara neden şiddet var. İşte böyle çıkıyor insan çileden. Neyse şakası bir yana hiç bir doktora hele kendimden büyük birine el kaldıracak değilim hak hukuk diye bir şey var.</p>
<p>Gecenin bir vaktiydi o da kafayı yiyecektim. Ertesi gün de dil anlatım sınavı var. Sınava girmezsem ne olur planları yapıyordum. Ama girdim sınava. Ondan sonra babamı en son sabah yatarken gördüğüm için bir isteği filan olursa gerçekleştireyim diye eve gittiğimde bir baktım ki babam yok ortalıkta. Okula gitmiş akıllı. Ben de o gün sitelere çıktım işte site işi için.</p>
<p>Ardından TurksMac.Com adında yaptığım bir site daha vardı. Onu TurkHaberPostasi.Com adresine taşıdık. Oralarda da ufak değişmeler yaptık. Ama gerçekten o sitenin işleri de beni oldukça yordu. Artık neleri nasıl yapacağım aklımdan gidiyordu, bir A4 kağıdını doldurdum yapacağım işleri sıralayarak. Ve yazının başında dediğim şeyler kaldı işte.</p>
<p>Ney çalışmalarını soracak olursanız hiç fena değil. Haliyle bu aralar hiç adam akıllı çalışmaya fırsatım olmadı. Kaç gündür bilgisayarın başındayım, omurgalarımın şekli değişti resmen. Az sonra gideceğim yani bilgisayarı kapatacağım ve ney çalışacağım.</p>
<p>Şöyle de bir müjde vereyim. GülümseHayata diye yeni bir projemiz daha var Furkan Otlu ile birlikte. Bunun tanıtımını ise farklı bir şekilde yapacağız. Tişört bastıracağız. Tosya&#8217;da yeni açılan ve oldukça güzel baskı ürünlerini oldukça uygun fiyatlara sunan Gözde Color fotoğrafçılık var. Oradan bastıracağız. Buraksworld.net ve GulumseHayata için.</p>
<p>Ayrıca bu ay ki kredi artı işlem hacmim de epey arttı. Benim kendi harcamalarım da değil. Biri sevgilisine 40 liraya tişört alır biri annesine 100 liralık saat biri 30 liraya heves edip ney alır.. Daha neler neler. Yarın da bir gitar alacağız.. :D</p>
<p>Öyle işte bu ay epey bi çalışma sarhoşu oldum. Bir kaç gün dinlenmem lazım :D Ama yazacağım. Zaten makale ödevlerim filan var ya, o ödevleri de siteye yazacağım. Öyle işte umarım tez zamanda tekrardan görüşürüz :) Bu arada BuraksWorld.Net ve GülümseHayata tişörtleri basıldıktan sonra resimlerini siteye koyacağız. Beğenirseniz satış fiyatı 25 lira. Her zaman olduğu gibi bu sefer de aklımda yazacağım bir çok şey vardı. Ama şimdi yok.. :D Görüşmek üzere :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/oh-be.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşıyorum</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/yasiyorum.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/yasiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 19:48:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2447</guid>
		<description><![CDATA[Gerçekten de yaşadığımın yeni farkına vardım. Zamanında yapılması gereken şeyleri hep son ana son dakikaya bıraktım, onlarla uğraşıyorum derken de gerçekten büyük zevk aldım. Kısacası çalıştım. Yatmakmış benim sıkıntım. Paso oturmakmış. Önceden her şey çok güzeldi şöyleydi böyleydi derken her şey anlamsız gelmeye başladı hayat filan sıkıcı ayakları hani bilirsiniz ergeniz işte. Dün vermem gereken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten de yaşadığımın yeni farkına vardım. Zamanında yapılması gereken şeyleri hep son ana son dakikaya bıraktım, onlarla uğraşıyorum derken de gerçekten büyük zevk aldım. Kısacası çalıştım.</p>
<p>Yatmakmış benim sıkıntım. Paso oturmakmış. Önceden her şey çok güzeldi şöyleydi böyleydi derken her şey anlamsız gelmeye başladı hayat filan sıkıcı ayakları hani bilirsiniz ergeniz işte.</p>
<p>Dün vermem gereken edebiyat ödevini bu gece yaptım, yarın vereceğim umarım. Okulun ta bir aydan fazla sonra olacak okul gezisinin parasını götürmeyi unutmadım ama.. :D Ama ödevi unuttum :) Neyse yaptım ya bir şey olmaz sanırım diğerini zamanında teslim ederim :P</p>
<p><span id="more-2447"></span></p>
<p>Sırada hangi ödevler var size sayayım. Coğrafya&#8217;dan ilkel şekillerde tarım yapan bir ülke hakkında slayt video filan hazırlayacağız, bir arkadaş ise o ilkel tarımı yapan çiftçi olacak kafasından konuşacak saçma saçma kelimelerle ben de yanında tercümanlık yapacağım güüya. Ondan sonra bir iki hafta önce verilmesi gereken ve Hüseyin Sümer&#8217;in dersinden almış olduğum tarih ödevini hala yapmadım onu yapacağım. Ardından da Dil anlatım dersi için bir makale yazacağım.</p>
<p>Valla epey uzun sürecek ama böyle uğraşlar gerçekten çok iyi oluyor. Ve internetten bazı parçaların notalarını indirip yeni parçalara çalışmaya başladım. Bugün gerçekten çok yorucuydu çok terledim hatta yağmurda ıslandım, gidip bir banyo yapacağım sanırım az sonra.</p>
<p>Ve sis bombası yapmak için arayıp durduğumuz Potasyum Nitratı bir türlü bulamadık. Arkadaşlar sormuş bir gübreciye, ve öğretmenleri filan katmışlar araya okuldan istiyorlar diye. Gübreci de demiş ki eğer hocanız kürtse filan sakın almayın kürtler bundan bomba filan yapıyor diye.. :D Çok güldüm. Ama evet gerçekten de dinamitin nasıl yapıldığını biliyor musunuz?</p>
<p>Bir miktar potasyum nitrata ile bir miktar gliserinden dinamit lokumları oluşuyor. Bildiğimiz TNT. Fitili tak ateşle GÜMM.</p>
<p>Öyle işte ayrıca TosyaPortala da bu aralar yoğunluk vermeye başladık amacımıza daha ulaşamadık ama o günler de çok uzakta değil :) Haydi sağlıcakla bir kaç gün kendime zaman ayıramayacağım sanırım kendinize iyi bakın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/yasiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gizli Mabet Özeti</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/gizli-mabet-ozeti.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/gizli-mabet-ozeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 19:14:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Gizli Mabet Özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Seyfettin Gizli Mabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2441</guid>
		<description><![CDATA[Dil anlatım ödevimdi. Sizlerle de paylaşayım dedim. Hatta öğretmenden önce sizlerle paylaşıyorum. :) Ömer Seyfettin&#8217;in Gizli Mabet adlı kitabındaki kitaba adını veren Gizli Mabet adlı öykünün eleştirisini şimdi sizlere dilimin döndüğünce ve mümkün olduğunca laf kalabalığı yaparak anlatacağım. Çünkü ödevde ki açıklama gereğince ve 3. madde uyarınca 2 sayfadan az olmamasına özen göstermem gerekiyor. Normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dil anlatım ödevimdi. Sizlerle de paylaşayım dedim. Hatta öğretmenden önce sizlerle paylaşıyorum. :)</p>
<p>Ömer Seyfettin&#8217;in Gizli Mabet adlı kitabındaki kitaba adını veren Gizli Mabet adlı öykünün eleştirisini şimdi sizlere dilimin döndüğünce ve mümkün olduğunca laf kalabalığı yaparak anlatacağım. Çünkü ödevde ki açıklama gereğince ve 3. madde uyarınca 2 sayfadan az olmamasına özen göstermem gerekiyor.</p>
<p>Normal el yazımın okunmaması biraz güç olduğu için ve açıklamalar kısmında da ödev el yazısı ile teslim edilebilir, edilemez diye bir şeyi görmediğim için görmüş olduğunuz gibi yazıyı bilgisayar ortamında yazdırıp teslim ediyorum.</p>
<p><span id="more-2441"></span></p>
<p>Şairimiz, yazarımız Ömer Seyfettin. Türk edebiyatının Fatihi. Ben uydurdum Fatihi diye. Sebebi ise Fatih Sultan Mehmet gibi kısa zamanda gerçekten de herkes tarafından kabul edilen, başarılı bir kişi. Ayrıca ikisinin de genç yaşta hayata gözlerini yumması ayrı bir benzerlik.</p>
<p>Değerlendirme tablosunun 7. maddesi olan &#8220;Eserin Olumlu ve Olumsuz Yönleri Ortaya Konulmuş&#8221; maddesine de gerçekten uymak isterdim fakat gerçekten çok zor. Neden diyecek olursanız olumsuz yönlerini ortaya koyamayacağım. Diyeceğim ki bu öykü biraz daha uzun olmalıydı, olmalıydı ki insanlar edebi zevki daha çok yaşamalıydı. İltifat mı yoksa olumsuz eleştiri mi oldu bilemiyorum.</p>
<p>Yazarımız 36 yıllık hayatına gerçekten çok şey sığdırmış. Şeker hastalığından ise hayata gözlerini yummuş. Hem edebi hem de askeri bir zekası olan bu büyük usta bunun yanında baytar mektebini de bitirmiş. Takdir etmemek elde değil.</p>
<p>Esere gelecek olursak eserde tasvirler şimdi bir çok yazarın beceremediği şekilde gayet kısa öz cümlelerle aktarılmış. Diğer yazarların 3 sayfada anlattığı şeyi Ömer Seyfettin yarım sayfada anlatmış ve bunu anlatımda da gerçekten büyük bir başarı var. Ayrıca öyküde anlatıcı kişi olayın kahramanlarından. Batı hakkında da bir çok bilgi veriyor ve Osmanlı&#8217;nın batıdan hiç bir eksiği olmadığını hatta fazlasıyla daha güzel bir ortam olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Öyküsünü ithaf ettiği Müfide Hanım kimdir bilinmez ancak tahminlerimce değer verdiği bir kişi yoksa Ömer Seyfettin gibi kişilerin çevresi oldukça kalabalıktır, kitabına adını veren öyküyü de ithaf ettiğine göre önemli bir kişidir. Az sonra kitap hakkında vereceğim detaylarla birlikte Müfide Hanım&#8217;a neden ithaf edildiğini anlayabilirsiniz.</p>
<p>Kitapta sınır yerine hudud, Avrupalı yerine frenk gibi kelimeler kullanılmış. Orjinal yazımı böyle ise gerçekten de o dönemde uğraşılmakta olunan dilde sadeleşme çabalarında gayet başarılı olunduğunu görmek mümkün.</p>
<p>Dönem hakkında da epey bir bilgiye ulaşmak mümkün. Resmen olayı yaşatıyor bizlere. Ayrıca olayımızın kahramanı yanındaki Avrupalı arkadaşıyla birlikte süt annesinin evinde kalacağını belirtiyor ve bunu belirtirken sanki kendi evine giriyor. O zamanlarda olan insan ilişkilerine özenmemek mümkün değil. Keşke şimdi de insanlarla olan ilişkilerimiz böyle olsa diyoruz.</p>
<p>Kahramanımızın ismi hikayede geçmiyor, Avrupalı şahıs hep azizim diye hitap ediyor. O Avrupalı ise öyküde kendi defterine kendi bir kaç gözlemini yazıyor ve hikayede bunu &#8220;Azizimiz&#8221;e okuyor. Fakat o Avrupalı&#8217;nın not aldığı şeylerde Ömer Seyfettinin hikayeyi anlatırken ki üslubundan eser yok. Yani gerçekten de kendisinin yazmış olduğu bir yazıyı Avrupalı yazmış gibi bizlere okutturuyor. Bu olay ise öyküde en başarılı gördüğüm kısım. Hayran olmamak elde değil.</p>
<p>Öykü güldürüyor güldürken de düşündürüyor Nasrettin Hoca misali. Hikayenin sonunda ise hikayeyi bir noktayla bitirmiyor. Noktadan önce bir ünlem var. İki cümlelik bir ünlem.</p>
<p>Hikayenin özetine gelecek olursak yazarımızın Sermet adında bir arkadaşı var ve bu arkadaşının İstanbul&#8217;a gelmiş olan bir Avrupalı arkadaşı var. Tam bir şark(doğu) tutkunu. Öyle ki yazarımıza ilk sözleri gözlerinin önündeki güzelliği göremiyorsunuz türünden bir şey oluyor. İstanbul&#8217;u gezdirmek için yazarımız bu Avrupalıyı alıyor yanına ve Sermet&#8217;ten ayrılıyorlar. İstanbul&#8217;u biraz dolaştıktan sonra Avrupalı şahıs, Avrupalılaşmamış, doğu kültürünü güzelce yansıtan bir ev görmek istiyor ve yazar Avrupalıyı alıp süt annesinin evine götürmeyi teklif ediyor.</p>
<p>Avrupalı durur mu, hemen kabul ediyor. Tramvaya binmek yerine ise o sokakları görmek için yürümeyi tercih ediyorlar.   Süt annesinin evine ulaşıyorlar ve o geceyi orada geçiriyorlar. Ertesi sabah yazarımız, Avrupalıyı alıp nargile içmeye götürüyor. Karşılarındaki büyük bir camiyi gösteriyor fakat Avrupalı epey kayıtsız kalıyor. Nedenini sorduğunda ise Avrupalı diyor ki: &#8220;Ben ondan daha mükemmelini gördüm.&#8221; Gizli bir mabet&#8230;</p>
<p>Yazarımız ise hiç bir şey anlamıyor ve soruyor ne mabedi diye. Avrupalı ise &#8220;Boşuna saklıyorsunuz. ben gördüm işte?.. Asırlardan beri Avrupalıların gözlerinden sakladığınız mahrem mabedinizi bu gece gördüm. Ama emin olunuz, bu sırrı saklayacağım. Paris&#8217;e gidince gazetelere yazmayacağım., defterimde mukaddes bir şey gibi bu hatıra saklı kalacak.&#8221;</p>
<p>Meğerse Avrupalının gördüğü şey sadece bir sandık odası. Kilitli sandıkları mumyaların olduğu mezarlar, damdan damlayan suların biriktiği kaptaki suları kutsal su, yağmur yağdığı zamanlar içeride kuruması için asılan çamaşırların asıldığı ipleri ve oluşturduğu geometrik şekilleri relikler, evlerin üzerindeki &#8220;Maşallah&#8221; yazısını milli bir sigorta şirketinin yazısı, asılan ayakkabıların ise eve girmeye çalışan hırsızların ayakkabısı olduğunu zannediyor.</p>
<p>Tabi bunların aslında ne olduğu öğrendiğinde ise bozulup &#8220;Bunlar öyle şeyler ki&#8230; Siz körsünüz&#8230; Görmüyorsunuz&#8230;&#8221; diyor. Bunun üstüne ise yazarımızın diline öyle bir şey geliyor ki, Avrupalıyı bozmamak adına onları söylemiyor. O şeyleri öğrenmek istiyorsanız da sizleri bu hikayeyi okumaya davet ediyorum ki siz de yaşayın o edebi zevki.</p>
<p>Uzun lafın kısası, şimdi bile bu kadar başarılı bir öykü, dönemin şartlarına göre düşünüldüğünde olağanüstü bir şey.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/gizli-mabet-ozeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşük Enstantaneli Günler</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/dusuk-enstantaneli-gunler.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/dusuk-enstantaneli-gunler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 19:17:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Monte'yi Servise Gönderiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Ney ile Masum Değilizi Çalıyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Potasyum Nitrat ile Sis Bombası Yapıyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Proje ödevimi yapmadım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2433</guid>
		<description><![CDATA[Evet gayet düşük enstantane değerim bu günlerde(ayrıca Türkçe ve fotoğrafçılıkta devrim yaptım bi başlığımla iyi dikkat edin). Hayatın akıp gidişine karşın net kareler yakalayamıyorum. Bir şeyi anlamak için tripod lazım geliyor. Yıllardır sabah kalk. Servis beklediğin yere git. Servis gelsin, okula götürsün, öğlen gelsin alsın eve git yemek varsa ye, yoksa yap, yine servis beklediğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet gayet düşük enstantane değerim bu günlerde(ayrıca Türkçe ve fotoğrafçılıkta devrim yaptım bi başlığımla iyi dikkat edin). Hayatın akıp gidişine karşın net kareler yakalayamıyorum. Bir şeyi anlamak için tripod lazım geliyor.</p>
<p>Yıllardır sabah kalk. Servis beklediğin yere git. Servis gelsin, okula götürsün, öğlen gelsin alsın eve git yemek varsa ye, yoksa yap, yine servis beklediğin yere git, Furkan&#8217;la konuş biraz servis gelsin okula gidelim öğleden sonra derslere gir okul bitsin eve gel, yat, kalk, bilgisayara gir, takıl kafana göre bir şeyler yap, gece saat geç olsun ve tekrar başa sar. Hafta sonu olsun sabah 10-11 de kalk bilgisayarın başına geç dershaneye gitmeden yemek ye, dershaneye git, dershaneden gel, bilgisayarın başına geç&#8230; Off of.</p>
<p><span id="more-2433"></span></p>
<p>Tamam aslında herkesin hayatında bu ve buna benzer rutinler var fakat alışılmışın dışındaki aktiviteleri bastırdığı için insan gerçekten bir süre sonra bıkıyor tüm bunlardan. Kendi adıma konuşmuyorum, kime bu konudan dokunsam bin ah işitiyorum yani şahsi bir şey değil. Bunu diyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama umarım yakın zamanda şu Tosya&#8217;dan kurtulurum.</p>
<p>Her şey o kadar rutine bindi ki rüyamda bile normal yaşantımı görür oldum rüyamda bile bir aksiyon bir macera yok. İşte geçen gün bi sağ bacağım filan kopuyordu, aman Allah korusun da, o heyecan olmuştu. Çölün filan ortasındayım, susuzluktan yanıyorum. Geceleyin bi kalktım su içtim de yattım meğer susadığım için görüyormuşum onu da. Hatta gündüzleri bazen rüya mı görüyorum yoksa gerçek mi diye kendimi cimcirmeye başladım.</p>
<p>Ayrıca bilgisayarın yazıcısını kurmak istedim fakat nedendir bilmiyorum ama kuramadım. Halbuki gerçekten de çok lazımdı. Hem ödev çıkaracaktım hem nota. Ödev, proje ödevim. Hala yapmadım inanabiliyor musunuz bir araştırma bile yapmadım. Çıkaracağım notalar ise masum değiliz adlı parçanın notaları. Hani grup84ün yorumunda başlangıçta ney çalıyordu, onu inşallah yakın zamanda ben de çalacağım. Gel gör beni yi de çalmayı başardım bu arada. Nota geçişleri önceki çaldığım parçalardan biraz sık olunca bocaladım tabi ama onu da hallettim çok sürmedi.</p>
<p>İnşallah onun gibi diğer parçaları da kısa zamanda hallederim. Kendime inanıyorum ya. Bir hevesle başladım ama bu heves gerçek bir aşka dönüştü. Dün gece yatmadan ise işte siteye şunu yazacağım bunu yazacağım şöyle böyle aman kalkayım da not alayım edeyim aklımda şunlar var filan derken uykunun azizliğine uğradım. Keşke aklıma gelseydi de telefona taslak olarak kaydetseymişim. Neyse akıma geliyor ve geldikçe yazacağım bu sefer çünkü vakitten bol ve yazmaktan rahatlatıcı bir şey yok. Hem elim kalem tutmaya tutmaya kireçlenecek parmaklar, klavyede biraz antreman yapmış olayım.</p>
<p>Yarın okulda deneme sınavı var ve saat dokuza çeyrek kala oralarda olacağız. Ardından da gübrecilerde ziraatçilerde gübre arayacağız Erginciimle. Gübre de düşündüğünüz gibi bok aramayacağız kimyasal bir gübre. Potasyum Nitrat. Şeker ile karıştığında kendi hacminin 600 karı alanı dumana boğabilen bir madde. Ayrıca gliserin ile karıştırıldığında ise dinamit adını verdiğimiz madde oluşmakta. Ama tabi bizim öyle dinamit, bomba gibi bir derdimiz yok. Sadece güzel bir sis bombası. İçine gıda boyası filan dahil edilince de çok güzel oluyor videolarda gördüğümüz üzere fakat onu nereden bulacağız bilemiyorum. İlkokulda nalburların filan önünden geçerken renkli alçı mıdır kireç midir onları görüyordum onlardan katmak gibi bir planım var fakat Ergin o zaman da taş gibi olur yanmaz filan dedi bence bir şey olmaz ama neyse tamam dedim.</p>
<p>Ayrıca potasyum nitratı şekerle karıştırıp erittiğimizde patlamasını önlemiş oluyoruz yani direk olarak duman çıkıyor. Yarın inşallah yaparız, yaparsak video filan koyarım demeyeceğim çünkü biliyorum koymayacağım.. :/ Ama elimiz biraz alışsın daha güzellerini koyabiliriz.</p>
<p>En büyük sıkıntı ise o potasyum nitratı bulmakta :) Buluruz ama ya inşallah sıkıntı olacağını sanmıyorum. Bu potasyum nitrattan patlayıcı yapımında da yararlanıldığı için herkese satmıyorlarmış bildiğim kadarıyla. Deriz biz de abi ödevimiz var gübreli ve gübresiz domatesler yetiştireceğiz filan&#8230; :D Aman şimdi alenen burada söyledim potasyum nitrat alacağız edeceğiz diye bugün yarın bi bomda patlıyormuş sağda solda Allah korusun da, bizim alacağımız yüz gram bir şey ve şimdiden yer veriyorum, otogarın arkasındaki o tuvaletlerin aşağı tarafındaki topraklıkta saat 4 de fitili ateşliyoruz.. :D</p>
<p>Ve artık canıma yetti Samsung Monte&#8217;mi ya servise göndereceğim ya da normal bir telefoncuya göndereceğim. Özledim adam akıllı bir telefonu. Uzun zamandır yazmıyorum ya, elim yoruldu benim dostlar. Şimdilik bu kadar. Görüşmek dilekleriyle hoşça kalın :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/dusuk-enstantaneli-gunler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Off Sitem Of</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/off-sitem-of.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/off-sitem-of.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2012 20:45:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2424</guid>
		<description><![CDATA[Bana sıkıntı çıkarttı epey zaman yazamadım. Aslında yazmaya bir çok kez niyetlendim bilgisayarın başına oturdum ama kontrl panelime giremedim :) Neyse, çokta önemli bir şey değilmiş ve hallettim. Bazı okurlar da bıraktıkları yorumların ardından bir hatayla karşılaşmış ve yorumları tekrar tekrar göndermiş, onaylanacakları onayladım cevaplanacakları cevapladım. Ne yapıyorum derseniz yuvarlanıp gidiyorum. Aynı tas aynı hamam. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bana sıkıntı çıkarttı epey zaman yazamadım. Aslında yazmaya bir çok kez niyetlendim bilgisayarın başına oturdum ama kontrl panelime giremedim :) Neyse, çokta önemli bir şey değilmiş ve hallettim. Bazı okurlar da bıraktıkları yorumların ardından bir hatayla karşılaşmış ve yorumları tekrar tekrar göndermiş, onaylanacakları onayladım cevaplanacakları cevapladım.</p>
<p>Ne yapıyorum derseniz yuvarlanıp gidiyorum. Aynı tas aynı hamam. Ney çalışmalarına devam. Bir kaç akşamdır gel gör beni ye çalışıyordum. Bu akşam ustam Ahmet ile buluştum, gösterdi bana nasıl çalınacağını, anladım ki bir çok yanlışım varmış, sonra işte çat pat çalmaya başladım. Ama inanıyorum ki daha da güzel olacak. Ve bugün yine yağladım. Yoksa ses alamıyorum ya. Bana mı bir şey oldu neye mi oldu anlamadım. Ha sonradan almaya başladım ikinci devrede. Neyse aramızda neyzenlerin olmadığını ve olanların da bir kaçı geçmediğini biliyorum, bu şeyleri ben bile tam anlamamışken size anlatıyorum. Her neyse.</p>
<p><span id="more-2424"></span></p>
<p>Aslında anlatacak çok şeyim vardı. Siteyi tamir edeyim şunları şunları yazacağım diyordum ama işte şimdi başına oturunca unuttum hepsini. Neyse dünden geriye doğru gidelim.</p>
<p>Önceki yazımda internet hızımın yavaşlatıldığını anlatmıştım. Yine hızlandırdılar ve yavaşlattılar. Hızlandığında hız testi yapmıştım. 10mbiti filan gördüm. Fakat yine yavaş da yavaş. Ayrıca bu ayki toplam downloadım 116.18 gb olmuş :D</p>
<p>Sherlock Holmes&#8217;un ikinci filmini izledim. Harika bir şeydi. Filmin son on saniyesinde iki kere yuh dedim. Eğer bu şey filmse, dünyada başka film çekilmemiş :) O kadar etkilendim yani. Mutlaka izleyin, tavsiye ederim.</p>
<p>Proje ödevime gelecek olursam proje ödevimi tarihten almıştım ve konum Osmanlı&#8217;nın birinci dünya  savaşında savaştığı cephelerdi. Onunla ilgili bir kaç şey hazırlayayım dedim dedim ama hazırlayamadım. Süresi bile çoktan geçti. Artık inşallah hafta sonunda filan yaparım da hoca bir gün isterse hocam siz istemediniz ben çoktaan yaptım filan derim. Yalan olmaz yani bir an için bir kaç günü &#8220;çoktaan&#8221; olarak düşünüveririm.</p>
<p>Neyse ya ben artık yazıma son vermek istiyorum, saat de kemale erdi. Siteyi yapınca bir anlık sevinçle başladım yazmaya. Yarın inşallah geniş geniş uzun uzun yazarım siz de okursunuz :P</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/off-sitem-of.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazmak İstiyorum Ama,</title>
		<link>http://www.buraksworld.net/yazmak-istiyorum-ama.html</link>
		<comments>http://www.buraksworld.net/yazmak-istiyorum-ama.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 17:31:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buraksworld.net/?p=2421</guid>
		<description><![CDATA[Evet yazmak istiyorum ama TTnet&#8217;in salyangoz hızındaki interneti beni internetten soğuttu vallahi. Var mı ya böyle bir şey? Bakır kablolarda internet hizmeti sağlıyorlar, sonra yok efendim neymiş Karpatları Avrupayı fiber ağıyla sarmışlar. HELE BİR YURTİÇİNİ SARIN DA FİBER KABLOLARLA SONRA SIRA GELSİN. Ayın 7 sinde, iki gün önce kotam 55gb a ulaştığı için internetim 1mbit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet yazmak istiyorum ama TTnet&#8217;in salyangoz hızındaki interneti beni internetten soğuttu vallahi. Var mı ya böyle bir şey? Bakır kablolarda internet hizmeti sağlıyorlar, sonra yok efendim neymiş Karpatları Avrupayı fiber ağıyla sarmışlar. HELE BİR YURTİÇİNİ SARIN DA FİBER KABLOLARLA SONRA SIRA GELSİN.</p>
<p>Ayın 7 sinde, iki gün önce kotam 55gb a ulaştığı için internetim 1mbit hızına düşürüldü. Önceden saniyede 1.2 mb download yaparken şimdi 120 kb ı görünce seviniyorum. Ayrıca 1 mbit bile değil. Modeme bağlandığımda verilen değer şu:<span id="more-2421"></span></p>
<table id="homepage_table" width="40%" border="0" cellspacing="1" cellpadding="4" align="center">
<tbody>
<tr id="adsl_rate_row">
<td align="left" nowrap="nowrap">ADSL Hızı(Kb/s):</td>
<td align="left" nowrap="nowrap">798 / 12286</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ne yapalım el mahkum göt gardiyan yirmi bir gün daha çekeceğiz bu eziyeti. Ayrıca neyde de tekbiri salat-ı ümmiyeyi, şol cennetin ırmaklarını filan gayet güzel çalabiliyorum. İlahilerle, dualarla girelim dedim ilk notalı çalmaya. Ve gerçekten de fena değil yani. Yarın tam iki hafta olmuş olacak başlayalı.</p>
<p>Ayrıca inşallah üniversite sınavlarından sonra da kemana başlamayı düşünüyorum. Türk sanat müziğine var olan ilgim TOsya Musiki Cemiyeti&#8217;nde bulundukça daha da artmaya başladı gerçekten. Kendimi iyi kötü analiz edebiliyorum. Hani annemin aklına filan hep heves olarak geliyor fakat benimki öylelik bir heves değil. Umarım başarılı olurum ve bu amaçta güzel yollar kat ederim. Şu anda Ömer Faruk Tekbilek&#8217;ten WHY&#8217;ı dinliyorum da diyorum bir gün ben de böyle yanık yanık çalabilir miyim.. :)</p>
<p>Şimdi de evet çalıyorum ediyorum kendimce notalara bakarak ardından diyorum aaa ne kadar güzel çaldım gelsin de birisi benden güzel çalsın diye o anki sevinçle ama, ama işte ardından diyorum ki sesini kes de üflemeye devam et.</p>
<p>Bu arada okulumuzun 26-27-28 Mayıs&#8217;ta İstanbul &#8211; Çanakkale gezisi var. Tabii ki gidiyorum :D Üç gün sürecek olan bir gezi. Ve sadece 130 lira. Eti ucuz ama yahnisinin güzel olacağına eminim. En çok istediğim şey boğaz turu yapmak. Önceden yaptım millet boğaz köprüsünden geçtim diye hava atar ben de altından geçtim diye hava atıyorum yani :D</p>
<p>Süper ya tarih kokuyor buram buram. Biraz da çöp kokusu. Aslında koku yoktu da çöpleri vurgulamak için söyledim. Suyun üzerinde yüzen çöpler, samanlar. Saman mıydı bilmiyorum ama güzel bir slot olmuşlar sarı sarı çöpler. Fotoğraf çekinmeden gitmeyeceğim ama bu sefer boğazdan. Fotoğraf manyaklığım yoktu o zamanlar sekizinci sınıftan dokuzuncu sınıfa geçtiğimiz ya mıydı, yok yok yediden sekize geçtiğimiz yazdı. Erdem filan da vardı. Erdem Özgen. Diyaloglar şu şekilde:</p>
<p>-(Erdem)Hacı sen İstanbul&#8217;a gittin mi önceden?<br />
-Gitmedim sen?<br />
-Gitmedim<br />
-İyi o zaman ilk ben gideceğim.<br />
-Nasıl olacak o?<br />
-Bak ayağımı uzattım.<br />
-İyi tamam sen gir&#8230;<br />
(bir kaç saat sonra)<br />
-Uyan Erdem uyan.<br />
-Ne oldu geldik mi?<br />
-Geldik bak köprünün üstündeyiz. Ama ilk ben girdim.. :D</p>
<p>Erdem uyurken gecenin bir yarısında şoförün yanına gitmiştim tabi o da arkada.. :D</p>
<p>Sabahında Eyüp Sultan&#8217;da sabah namazını kılmıştık. Ardından Haliç&#8217;e karşı güneşin doğuşu&#8230; Ömrümde unutmadığım, içimin huzurla dolduğu anlardandı yani. Tekrardan yapmak isterdim. İstanbul&#8217;un o karmaşası kalabalığı yoktu. Hafif bir serinlik, Haliç&#8217;in sularından gelen yosun kokusu, yanımdaki biricik annem&#8230; Bu sefer annem olmayacak yanımda. O zaman Kamu-Sen&#8217;in gezisi vardı öyle gitmiştik. Şimdi de ben okulla gidiyorum. Bu sefer kim olacak bilmiyorum. Haliç&#8217;e doğru derin bir nefes almak istiyorum. İçime işlesin o güzellik. Neyime üfleyeyim ben de :)</p>
<p>Neyse son durumlar öyle işte kendinize iyi bakınız lütfen ayrıca hoşça kalınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buraksworld.net/yazmak-istiyorum-ama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

