Oca 25, 2012

Yazarı: Kategori: Yazılarım | Yorum Yok

Kimle Nasıl Tanıştım – 2

Kimle Nasıl Tanıştım – 2

Kiminle nasıl tanıştım diyorum diyorum ve tanışmamızın hikayesi normal dışı olanları yazıyorum. Diğer dostlarım da lütfen kırılmasınlar diyeyim ve başlayayım söze.

Öncelikle Gündüzalp Güven. Benim ilk dostumdur kendileri. Beraber kundaklamışlar hatta bizi :P Ailelerimiz de yakın hani birbirine. Cidden en eski dostlarımdandır yani hatırlamıyorum nasıl tanıştığımızı. Hatırladığım en eski anımız Gündüzalp’in babaannesinin bağına gittiğimizdeki ip kavgamız olmuştu. O zaman Batuhan filan da vardı. Güzel günlerdi… :)

Gelelim Ergin’e. 11. sınıfın ilk günü. Sınıfımı bilmiyorum. Baka baka geliyorum tüm sınıflara. Sınıfımı bilmiyorum çünkü TM den sözele geçtim ve pekte umrumda değildi. Hüseyin Furkan’la ayrıldık. Onlar bir üst katta. Ben ise onların bir alt katında. Tek başıma sınıfların içine baka baka geliyorum. Tek bildiğim sınıfın 2. katta olduğu. Her neyse artık koridorun sonuna doğru geldim. Bir baktım 11-C yazan sınıfta hiç görmediğim sarı kafalı bir uşak. Geri döndüm. Geri dönüp giderken Ali’nin sesini duydum o sınıftan. Aha dedim dur burası bizim sınıf.

Girdim sınıfa selamunaleyküm aleykümselam oturdum boş bir yere, arkamda da o sarı kafalı uşak. Hoş geldin gardaş dedim.  Durdu bakışlar değişti ve dedi ki: Hoş Bulduk. :D Dedim aha bu uşakla işimiz var. Kollar çiçek olmuş bacak bacak üstüne.. :D İlk başlarda işin açığı pek ısınamadım. Da sonradan onunla da iyi ahbap olduk.. :)

Sırada yine bizim sınıftan Ali var. Dokuzuncu sınıf bitmiş ama bizim sınavlar bitmemiş sorumluluk sınavındayız. Yukarı kapıda bekliyoruz bizi İngilizce sözlüsüne çağırmalarını. Ne oldu oldu birden Ali’yle şaka yoluyla boğuşmaya başladık. Normalde beni öyle kollarımdan tutup kimse itemez. Ama bir baktım Ali hiç zorlanmadan istediği yere doğru itiyor beni :D Merdivenden atacaktı inanır mısınız :D Ama yapmadı Allah razı olsun ilk münasebetimiz de o şekildeydi :)

Sonra Okan Baykara. Yine dokuzuncu sınıftayız. Okula ilk geldiğimiz gün. Okula diyorum yani lise hayatımız yeni başlıyor. Okulun içinde sivil kıyafetli bir vatandaş. Dedik son sınıfa filan gidiyor herhalde. Neyse biz 9-A’ydık zaten ilk bizim isimlerimiz okundu küme olduk öğretmenimizle birlikte sınıfımıza çıktık :D Baktım, ana o çocuk bizim sınıfta. Demek bizimle aynı dönemmiş. Neyse. Oturuyoruz gülüyoruz kapı tarafından ilk 2 sırayı 4 kişi işgal ettik. Ben Furkan Erdem ve Hüseyin. Bir arkamızda da Okan oturuyor öyle. Dedim yani belli ki tanımıyor ortalığı. Gel kardeş ya boş boş oturma orada. İlk sorduğu soru siz hep böyle misiniz ya idi :D Bi paso gülüyorduk bağıra bağıra sınıfın desibelini yükseltiyorduk o soruyu sormakta haklıydı yani :)

Ardından Erdem’e geleyim. Erdem’i ilk nerede tanıdım vallahi hatırlamıyorum. Hatırlamadığım için ise anormal geldi ve yazıyorum.. :D Da büyük ihtimal 8. sınıfta Aral Fen de olması lazım. Ha bi dk 7. sınıfta Bil dershanesindeydi. Evet evet 7. sınıfta Bil’deydi fakat samimiyetimiz 8. sınıfta Aral Fen de başlamıştı.

Melih Alışkan’a geldi sıra. Onunla tanışmamızın hikayesi de annelerimize dayanıyor :D Hani günler filan olur ya böyle kadınların. Ufaktık ve bizler de gidiyorduk haliyle. Melih’le de ilk orada tanışmıştık. 7. sınıfta ise Bil dershanesindeyken kurmuştuk samimiyeti.. :)

Barış’ı da saymazsam olmaz. Barış Hancıoğlu. 8. sınıfta Aral Fen deyiz. Saklambaç oynuyoruz. Birilerinin sesi normalden çok çıkıyor ve kabul etmiyor ebe olmayı. Arkadaşı kibarca uyardım artistlik yaptı :D Öyle bir tanışma oldu işte bizimki de.. :D Akabinde dersten bile beraber atıldık. Aral Fen (arkadaş)günleri Barış olmasa emimin o kadar güzel geçmezdi :)

Bu yazıda da sürekli erkekleri mi anlattım ne… 3. sü de gelecek inşallah… :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yorum Yaz